Üst
BİR ÇOCUĞUN İLK 5 YILI – Duyarlı Anne
fade
3790
post-template-default,single,single-post,postid-3790,single-format-standard,eltd-core-1.1,flow-ver-1.3.5,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-grid-1300,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-vertical,eltd-sticky-header-on-scroll-up,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.0,vc_responsive

BİR ÇOCUĞUN İLK 5 YILI

Merhabalar, bu yazımda yavrumun ilk 5 yılında yaşadıklarını ve yaşattıklarını kaleme alacağım. Her çocuk parmak izi gibi birbirinden ayrılır ama birçoğunuz ile yaşadıklarımız belkide aynıdır. En azından bu yaş aralığındaki çocukların davranışları benzerlik gösterir. Ben bilgilerim, deneyimlerim ve tecrübelerim henüz taze iken bu konuyu yazayım, sizler de kendinizden bir şeyler bulun bakalım.

1.YIL
Doruk Kartal yeni doğan bebekken çok uyuyan ama sık uyanan bir bebekti. İlk aylar gece gündüz farklılığını algılayamadıkları için gece genelde çok uyanıyordu. İlk 3 ay uykusuz ve gazlı geçti. 3 aydan sonra dış dünyada olan bitene karşı daha canlı ve tepkiliydi. Vücut hareketleri çoğalmış, agucuklar yapmaya başlamıştı. Bu satırları yazarken o zamanları çok özlediğimi anladım. Yeni doğan ve ilk 3 ay’a kadar bebeği olan Anne Babalara tavsiyem, o anınızın tadını doyasıya çıkartın çünkü yavrunuz bir daha hiç bu kadar küçük olmayacak! Allah’a şükürler olsun ben doyasıya öpüp sarılmıştım Doruk Kartal’ıma. Bebeklerin kuşkusuz en tatlı halleri 3-6 aylık halleri bana göre. Doruk Kartal çok tombik bir bebekti. Doktor’u 6 aylıkken ek gıdaya başlatmadı. “Sadece anne sütü alıyor olmasaydı obez derdim ve rejim verirdim” dedi. Sadece Anne sütüyle 8. aya kadar devam etmemizi önerdi. 8. ayda ev yoğurdu ve kabak, patates, havuç üçlemesi ile başladık ek gıda serüvenimize. Yoğurt yiyince ağzının kenarı kızarıyor ve huzursuzlaşarak yemek istemiyordu. Doktor “İnek sütü alerjisi olabilir, yoğurdu 1 yaşından sonra tekrar denersiniz, sorun çıkmazsa devam edersiniz” dedi. Sebze çorbalarını da çok severek yediği söylenemezdi. Allahtan hala emiyordu ve ben de 2 yaşına kadar doyasıya sütümü verme taraftarıydım. Kahvaltıda azıcıkta olsa peynir, yumurta sarısı, çekirdeksiz zeytin yiyordu. Baklagil ve etli sebze yemeklerine de başlamıştım ama oğlumun favorisi yine anne sütüydü. Gece uyanmalara da devam ediyordu. Sorun değldi, önemli olan sağlıklı gelişmesiydi. Doruk Kartal 8 aylıkken “Dede” dedi sonra da “Baba”. 9-10 aylık olmadan da “gel”, “git”, “ver”, “al” gibi basit kelimeleri söylüyordu. 1 yaşında da “Anne” dedi ve 2-3 kelimeli cümleler kurmaya başladı. Gece uyanıp “Anne gel, meme ver” diyordu mesela. Doruk Kartal erken konuşmuştu ama kilosundan dolayı erken yürüyemedi. 12-13 aylık koltuk kenarlarında sıralıyordu ve odaya biri gireceği zaman koşar gibi kaçtı kaçtı yapıyordu. O tatlı, komik hali hala gözümün önünden gitmiyor. Doruk Kartal o zamanlar da çok hareketli ve oyuncuydu. Yerde yuvarlanarak oynamayı çok severdi. Oyuncaklarını atar hızlı hızlı emekler alır, tekrar uzağa atar tekrar peşinden giderdi. 15 aylıkken yürümeye başladığında çok dengesiz yürüyordu. Bu dengesiz yürümesi ne zaman düzelecek diye düşünürken, düzeldiğini ve benim bunu fark etmemiş olduğumu fark ettim. O kadar çabuk büyüyorlar ki ne zaman büyüyecek diye endişelendiğim o günleri şimdi yüzümde tatlı bir tebessüm ve hasretle anıyorum.

2. YIL
Doruk Kartal 2 yaş sendromuna biraz erken girmişti. (18-20 aylık iken) Konuşmaya erken başladığı halde kendini büyük insanlar gibi ifade etmesi mümkün değildi daha o yaştaki bir çocuğun. Gel gör ki o kendini çok iyi ifade ettiğini sanıyor, neden anlamadığımız için bize kızıyor ve her istediğini yapmak zorunda olduğumuzu düşünüyordu. Tabi ki her istediğini yapmadık ama kendine ve çevresine zarar vermeyecek ölçüde özgür bırakmaya çalıştık. Yine de inatlaşmalar, öfke nöbetleri, tutturmalar, kendini yerlere atmalar oldu. Bu durumlar karşısında ters tepeceğini bildiğim için kesinlikle ona bağırmadım ve sakin kalmaya çalıştım. Bunun geçici bir dönem olduğunu düşünerek kendimi rahatlattım ve bekledim. Cezalandırmadan, kırmadan, üzmeden sadece bekledim. Çünkü bu yaşlarda çocuğun psikolojisine açılan yaranın ileride onun davranışlarında olumsuz etki yaratacağını biliyordum. Onu oyunla ve sevgimle sakinleştirdim. 2 yaşını 10 gün geçince sancılı bir memeden kesme süreci yaşadık. Annemin ve Babamın desteği ile Doruk Kartal’ın Anne sütü macerası bitti. Bütün annelerin yavrularını emzirme duygusunu yaşamasını isterim çünkü bir daha asla fiziken ve duygusal olarak bu kadar yakınlaşamıyorsunuz. Sütünüz ilk günler olmayacaktır belki, sadece ilk günler mama takviyesi verebilirsiniz ama sonraları çok çabalayın, pes etmeden emzirin çünkü bol su içmenin yanında sütü en çok, bebeği göğüste tutmanın, sık sık emzirmenin çoğaltığını deneyimlerimden biliyorum. Her bebek zaman zaman memeyi reddedebilir yine de siz onu emzirmeyi reddetmeyin gerekirse ayağa kalkın ve pışpışlayarak emzirin (Ben genelde öyle yapıyordum işe yarıyordu) . Anne sütü yavrunuza vereceğiniz en büyük ve en değerli hediye bunu bilin. Doruk Kartal 26 aylıkken tuvalet eğitimine başladım. 1-2 haftalık bir süreçte de onu da başarıyla tamamladık. 2 buçuk yaşında hemen hemen her hafta sonu etkinliklere katıldık. Akvaryuma ve hoşlanabileceği çeşitli yerlere gittik. En zor seneyi en eğlenceli hale getirdik.

3.YIL
Oğlumun 3. senesi çok güzel geçti. Artık kendini çok kolay ifade ediyor ve akıcı konuşabiliyordu. Bu dönemde birlikte televizyondaki çocuk kanallarını seyretmeye, yaşına uygun tiyatro ve sinemalara gitmeye başladık. Daha çok parka gidiyor ve oyunlar oynuyorduk. Kendi yaşıtları ile daha çok oynamak istediği bir dönemdi bu dönem. Evde birlikte masa etkinlikleri yapıyorduk. Doruk Kartal yaşına göre çok güzel resimler yapıyor, yapbozlarını keyifle tamamlıyordu. Birlikte Legoland’e gittik. Burada babası da dahil çok eğlendiler. Oyuncak sever Doruk Kartal buradan da bize oyuncak aldırmadan çıkmadı. Hala keyifle oynadığı lego adamlı, uçaklı “Lego duplo” oyuncağını aldık. Doruk Kartal 3 Yaşında İngilizce ve Türkçe renkleri biliyordu. Merakı ve benim öğretme isteğim sayesinde sayıları İngilizce ve Türkçe en az 20’e 30’a kadar sayabiliyordu. Alfabedeki harfleri İngilizce ve Türkçe olarak biliyordu. 3 buçuk yaşına geldiğinde artık akademik olarak ona yetemediğimi düşündüm. Okula giderse daha farklı ve daha çok şey öğrenebilecekti. Kendi yaşıtında arkadaş da çok arıyordu. Bizde onu 3buçuk yaşında özel bir anaokulunun oyun grubuna yazdırdık. Doktoru “Sonbahar-kış döneminde değil de, ilkbahar-yaz döneminde yazdırın, daha az hasta olması için” demişti ve bizde öyle yaptık. Mayısta önce yarım gün, sonra tam gün olarak okula devam etti. Sosyal bir çocuk olduğu için de çok kolay adapte oldu okul hayatına ve arkadaşlarına. Bu özel anaokuluna 4 buçuk yaşına kadar devam etti. Bütün sene boyunca at binmeye, gezilere gittiler, çok güzel etkinlikler yaptılar. Doruk Kartal 3. yaşını dolu dolu yaşadı gerçekten.

4.YIL
Doruk Kartal’ın bizi en çok zorladığı sene diyebilirim. Maalesef beni anlayan, sözümü dinleyen oğlum gitmiş ağlayarak her istediğini yaptırmaya çalışan inatcı, her şeyi anlamamazlıktan gelerek sözümü dinlemeyen, her şeye hayır diyen bir çocuk gelmişti. Allahtan çok geçmeden öğrendim ki “Horrible 4” denen bir sendrom daha varmış. Gerçekten de 4 yaş, bu sendrom’un adı gibi korkunç, berbat denebilecek derecede zor bir yaş. Bu dönemi de oyunlarla ,sabır ve sevgi ile atlatmaya çalıştım. Zaman zaman çok zorlandığım sinirden, üzüntüden ağlayacak duruma geldiğim oldu tabii ki ama bu durumda da enerjisini atacağı çocuk alanları imdadıma yetişti. Doruk Kartal 4 yaşında oyuncaklara çok fazla ilgi duymaya başladı neredeyse her gün bize oyuncak aldırmak istiyordu. Artık birlikte markete, avm’ye gitmek istemiyorduk. Çünkü oyuncak almadığımızda ağlama krizi geçiriyordu. Hiçbir şekilde bizi dinlemiyor ve anlamak istemiyordu. Sakin olduğu bir zamanda anlatıyordum bende her gün, her istediğinde oyuncak alamayacağımızı. Ancak sabırla beklerse ayda 1 kere oyuncak alacağımızı söylüyordum her seferinde. Önceleri bu onun için zor olsa da biz istikrarlı olunca o da ister istemez alıştı bu kurala. 5 yaşına gelmeden Harika Kanatların büyük küçük bütün oyuncaklarını almıştık. Transformers figürlerini de çok sevdiği için çok sayıda transformers oyuncağı da aldırdı bize. Oyuncaklar çocuklara olumlu beceriler kazandırdığı için gerekliler ama Adem Güneş’in söylediği gibi çok oyuncak çocukların dikkatini dağıtıyor. Ben de oyuncakların kimisini kimsesiz ya da ihtiyaç sahibi çocuklara gönderdim. Bazı kıyamadıklarını da ayırdık, daha sonra çıkartmak üzere kaldırdık. Az öz oyuncakla daha güzel oynadı gerçeken. Doruk Kartal oyuncak konusunda da şanslı bir çocuktu. Keşke bütün çocuklar eşit şartlarda büyüse diye hep dua ettim. Oğlumla 4buçuk yaşında iken okullar açılmadan bayram harçlıklarıyla Kindzania’ya gittik. Çok eğlenceli ve güzel bir yer ama 6 yaşından küçük çocukların etkinlikleri çok sınırlı olduğu için Doruk çok kalmak istemedi burada. 9 Yaşına geldiğinde tekrar götürmek istiyorum ve daha çok keyif alacağını düşünüyorum. Doruk Kartal’ı 2016-2017 eğitim-öğretim döneminde evimize çok yakın olan bir devlet anaokuluna göndermeye karar verdik. Okul açıldıktan sonra gördük ki buradaki çocuklar Doruk Kartal’dan 1 yaş büyüklerdi, kayıt sırasında bunu söylememişlerdi. Öğretmeni çok iyi olduğundan ve Doruk Kartal’ın özgüvenli, zeki olduğunu, sorun yaşamayacağını söylediği için almadık okulundan. Yalnız bu okuldaki senesi çok zor geçti. Önceki özel okulunda hep kendi yaşıtları ile olduğu için yaptığı resimler v.s çok çabuk ve güzel oluyormuş. Burada ondan önce ve daha güzel yapıyorlar diye üzülüyordu. Öğretmeni her ne kadar onlar senden büyük olduğu için senden önce yapıyorlar sen de yaşına göre çok çabuk ve güzel yapıyorsun dese de demoralize oluyordu. Zamanla ağlaya sızlaya alıştı bu duruma. Sene sonu gösterisinde çok başarılı bir halk oyunu dansı sergiledi. Yalnız ertesi sene yaşadığı ve yaşattığı sıkıntılardan dolayı aynı okula vermedik.

5. YIL
Doruk Kartal 5 yaşında iken önceki senelerde olduğu gibi uzun olmasa da Altınoluktaki yazlığımıza gittik ve 1 hafta kaldık. Canım yavrum denize girdi, kısada olsa keyifli bir tatil yaptı. Zaten yüzmeye gidiyordu, tatil dönüşü havuzda yüzmeye devam etti. Su onu sakinleştirmek için şarttı. 4 Yaşındaki kadar söz dinlemez olmasa da yine durduğu yerde duramıyordu. Eve gelince birde küvet sefası yapıyordu Doruk Bey:) . 2017-2018 Eğitim yılı için oturduğumuz ilçede çok iyi olduğunu duyduğumuz bir devlet okuluna yazdırdık oğlumuzu. Burası sadece anaokulu olarak hizmet veren özel gibi bir devlet okuluydu. 2 tane parkı olduğu için Doruk Kartal burayı çok sevmişti ve en önemlisi bu sene kendi yaşıtlarıyla eğitim görecek olmasıydı. Doruk Kartal’ın son anaokulu senesini çok güzel geçireceğini düşünüyorum. Çünkü o da biz de çok memnunuz bu okuldan. Doruk Kartal 5 yaşında da sürekli benimle birlikte oyun oynamak istiyor ama açıklayıcı bir dille işim olduğunu belirttiğimde beni anlıyor bu sene en azından. Çok şükür bu sene uslandı ve kendi başına bir şeyler yapmaktan zevk alabilir hale geldi. Doruk Kartal şimdi 5 buçuk yaşında. İnşallah ileride bu yazdıklarımı okuyarak kendisinin ilk 5 yılının nasıl geçtiği hakkında bilgi edinir.

Umarım sıkılmadan okuyup kendi tecrübelerinizden bir şeyler bulmuşsunuzdur. Belki de yavrunuz daha çok küçüktür ve bebeğiniz büyürken size yol gösterici, hatırlatıcı olur bu yazdıklarım. Tüm sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, mutlu günler dilerim.

Sevgilerimle
Duyarlı Anne
Ceyda KOCAL DEĞERLİ

Duyarlı Anne

Anne olduktan sonra annelik, çocuk bakımı, çocuk gelişimi, çocuk psikolojisi konularında kendini geliştirmeye çalışan bir anne, eş, dost, kardeş, abla.

19 Yorum
  • Arzu Karaca

    Büyük blog takip etkinliğinden geldim. 🙂
    https://mavigokyuzununelleri.blogspot.com.tr/

    24 Şubat 2018 at 12:28 Cevapla
    • Duyarlı Anne

      Teşekkür ederim

      28 Şubat 2018 at 14:21 Cevapla
    • Duyarlı Anne

      Hoşgeldiniz 🤗

      28 Şubat 2018 at 14:24 Cevapla
    • Duyarlı Anne

      Merhabalar, ben de blog adresinize gittim ama abone olamadım 😞

      28 Şubat 2018 at 14:35 Cevapla
    • Duyarlı Anne

      hoş geldiniz.

      28 Şubat 2018 at 14:55 Cevapla
    • Duyarlı Anne

      hoş geldiniz 🙂

      28 Şubat 2018 at 14:56 Cevapla
    • Duyarlı Anne

      Hoş geldiniz. Şu an sitemde bir sorun var sitelere yorum bırakamıyorum. Sorun çözülünce geri dönüş yapacağım.

      28 Şubat 2018 at 15:00 Cevapla
  • Kelimelerin gücü

    Merhabalar, büyük blog takip etkinliğinden geldim ve derhal takipe aldım. Sizi de bekliyorum.. 🙂 https://kelimeleringucu1.blogspot.com/?m=1

    23 Şubat 2018 at 22:48 Cevapla
    • Duyarlı Anne

      Merhabalar, hoşgeldiniz. Sitenize yyorum bırakmay denedim fakat bırakamadım. Benim sitemle ilgili bir sorun var. Çözülünce döneceğim.

      28 Şubat 2018 at 15:02 Cevapla
  • Filiz Şahin

    Yazıyı okurken kendi kızlarımın ilk beş yılını düşünmeden edemedim.Ne çabuk büyüyorlar 🙂

    23 Şubat 2018 at 14:49 Cevapla
    • Duyarlı Anne

      Aynen öyle… Her anın tadını çıkarmak, saklamaya çalışmak gerek.

      28 Şubat 2018 at 14:52 Cevapla
    • Duyarlı Anne

      Aynen öyle… Her anı saklayabilsek keşke…

      28 Şubat 2018 at 15:03 Cevapla
  • Ebemkuşağı

    Merhaba.
    Büyük blog etkinliğinden keşfettim sizi. Bize de beklerim. Benim de yaklaşık üç buçuk yaşında bir kızım var. Deneyimlerinizi paylaşmanız çok hoş. Emeğinize sağlık:)

    23 Şubat 2018 at 01:04 Cevapla
    • Duyarlı Anne

      Teşekkür ederim. Geri dönüş yapacağım. Sevgiler.

      28 Şubat 2018 at 14:53 Cevapla
    • Duyarlı Anne

      Çok teşekkür ederim. Allah bağışlasın.. Sağlıcakla büyütün inşallah.

      28 Şubat 2018 at 15:04 Cevapla
  • biricit

    cok tatlı masallah 🙂

    18 Şubat 2018 at 14:03 Cevapla
  • yesimlehertelden

    Oğlum 8, kızım 5 yaşında. Okudukça kendimden ve çocuklarımın o yaşlarından bir şeyler buldum yazıda 🙂 Oğlumda zor bir bebeklik dönemi yaşamıştım uyku anlamında kızım hiç yormadı..Oğlum erken yürüdü kızım abisinden 2-3 ay sonra..Ya ne günlermiş,insan yaşarken hiç bitmeyecek sanıyor o yorgun,uykusuz günler ama şimdi hatırladıkça tebessüm ettiğim anılar olarak canlanıyor gözümde…

    17 Şubat 2018 at 23:18 Cevapla
    • Duyarlı Anne

      Aynen öyle.. Ne mutlu bana sizi o günlere döndürüp kendinizden bir şeyler buldurduğum için çok mutlu oldum. İYİ GÜNLER

      28 Şubat 2018 at 15:06 Cevapla

Siz de bir yorum yapın