Üst
Çocuk & Aile – Duyarlı Anne
fade
155
archive,category,category-cocuk-aile,category-155,eltd-core-1.1,flow-ver-1.3.5,eltd-smooth-scroll,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-vertical,eltd-sticky-header-on-scroll-up,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,eltd-light-header,wpb-js-composer js-comp-ver-5.0,vc_responsive

BİR ÇOCUĞUN İLK 5 YILI

Merhabalar, bu yazımda yavrumun ilk 5 yılında yaşadıklarını ve yaşattıklarını kaleme alacağım. Her çocuk parmak izi gibi birbirinden ayrılır ama birçoğunuz ile yaşadıklarımız belkide aynıdır. En azından bu yaş aralığındaki çocukların davranışları benzerlik gösterir. Ben bilgilerim, deneyimlerim ve tecrübelerim henüz taze iken bu konuyu yazayım, sizler de kendinizden bir şeyler bulun bakalım. 1.YIL Doruk Kartal yeni doğan bebekken çok uyuyan ama sık uyanan bir bebekti. İlk aylar gece gündüz farklılığını algılayamadıkları için gece genelde çok uyanıyordu. İlk 3 ay uykusuz ve gazlı geçti. 3 aydan sonra dış dünyada olan bitene karşı daha canlı ve tepkiliydi. Vücut hareketleri çoğalmış, agucuklar yapmaya başlamıştı. Bu satırları yazarken o zamanları çok özlediğimi anladım. Yeni doğan ve ilk 3 ay’a kadar bebeği olan Anne Babalara tavsiyem, o...

Merhabalar, bu yazımda yavr...

Devamını Okuyun

SEN KÜÇÜK KALPLERİMİZDE ATAN, EN BÜYÜK MİRASSIN ATAM

Yüce Atatürk’ümüzü yavruma anlatacağım günün hangi gün olacağını merak ediyor ve bu konuda heyecanlanıyordum. Anne karnında onun ilk kalp atışlarını duyduğumda o gün bu gün dedim. Çocuğuma Atatürk’ü anlatmak için onun doğmasını beklememe gerek yoktu. Atan bir kalbi vardı ve o kalp Atam için atmalıydı.   Daha minicikti bebeğim, karnım bile büyümemişti ve ben onunla ilk konuşmamı Mustafa Kemal Atatürk hakkında yapmıştım; İlk olarak “Sevgiyi Atamdan öğrendik “dedim. “Emeği, mücadeleyi, canını hiçe sayıp, bir amaç uğruna savaşmayı bize Mustafa Kemal ATATÜRK  öğretti“ dedim. Kendi isminden önce duyduğu isim, Mustafa Kemal ATATÜRK idi.  Atatürk’ün çocukların saçlarını okşadığını biliyoruz görüntülerden. Ben de karnımı okşadım “Bugün duyduğum minik kalbin, Atatürk’ün izinde atsın” derken.   Atatürk, çocukları çok sevmekle kalmaz, itinayla ilgilenir ve bilgilendirmek adına çok çalışırdı. Atatürk...

Yüce Atatürk’ümüzü yavr...

Devamını Okuyun

DORUK KARTAL’IN DOĞUM HİKAYESİ

Evlendikten 3-4 ay sonra hamile kaldım. Erkendi ama ertelenemez bir mutluluk olacağını oğlumu ilk hissettiğim anda anlamıştım.  O doğunca, onunla birlikte ben de yeniden doğdum. İyi ki varsın oğlum. İyi ki ben de varım. Senin annen olmaktan gurur duyuyorum. Bana tarifi mümkün olmayacak kadar güzel duygular hissettirerek, varlığımın bu kadar değerli olduğunu anlamamı sağladığın için, sana çok teşekkür ediyorum canım yavrum.   Güneşli bir pazar günü geldin sen hayatımıza. Tüm beyazlığınla sanki ben gününü güneşten bile daha iyi aydınlatırım der gibiydin. Pamuk gibi bembeyaz teninde, avaz avaz ağlayan dudakların, dilin, beyaz ışığın arasındaki tek kırmızılıktı. Soyut bir kavram olsa da bence en gerçek şey sevgidir. Sen benim en büyük gerçeğimsin. 32 saatlik bir doğal doğum süreci yaşadık beraber. Her zaman yaptığın gibi...

Evlendikten 3-4 ay sonra hamil...

Devamını Okuyun

Pepee – Birlik Zamanı Filmi

Öncelikle güzel ülkemizi bu denli tanıtıcı, eğitici ve bilgilendirici bir filmi Türk sinema sektörüne kazandırdığı için Ayşe Şule Bilgiç'i tebrik ediyor, teşekkürlerimi sunuyorum. Bu filme çok emek verildiği aşikar. Genel olarak baktığımızda çok güzel. Şarkıları hele harika. Yöresel türküler de çok yerinde olmuş.   Benim için keyifli ve ülkemizin değerlerine önem verildiği için gurur verici bir film deneğimiydi. Yalnız filmin başında beni bile üzecek sahneler vardı. Pepee'ye annesi babası biraz hatalı davrandı. Sonradan düzeltildiysede o ilk kısım pepee'yi seven çocukları üzebilir diye düşündüm. Düşündüğüm gibi de olmuş zaten, daha sonra yorumlara baktığımda filmde ağlayan çocuklar olduğunu gördüm. Üzüldüm, ama  bu duygular ile yaşamın her anında karşılaşabilir çocuklarımız. Sadece ilk sahneye bakarak bu güzel filmin tamamına olumsuz yorum yapmak yanlış olur bence. Benim...

Öncelikle güzel ülkemizi bu...

Devamını Okuyun

YUKARI BAK

Benim bu zamana kadar en sevdiğim animasyon filmidir "Yukarı Bak". Oğlum Doruk Kartal da çok beğendi. Yaşına çok hitap etmediği için filmin tamamını izleyemedi ama güldüğü yerler oldu. Yaş sınırlaması yapacak olursak, 7 yaş üstü diyebilirim. Küçük yaş grubu filmdeki bütün olup biteni anlayamayabilir. Bazı bölümlerden korkabilir, bu yüzden küçük çocuklara tavsiye etmiyorum.     Bu filmi seyredip de beğenmeyen yoktur her halde. Son derece iyi bir konusu, sürükleyici akışı ve sevimli bir çekiciliği var bu filmin. Ben seyrederken, karakterlere, renklere, nesnelere, müziklere bayılmıştım. Filmde sevgi, saygı ve sadakat kavramları hissedilir biçimde öne çıkıyor. Bu filmin verilmek istenen mesajları içerisinde, hayvan sevgisi, anılara verilen değerler, daha neler neler var. Bu nedenle, bu eğlenceli ve kaliteli filmi mutlaka seyredip, görmelisiniz.     Kah güldüğüm, kah duygulandığım bu...

Benim bu zamana kadar en sevdi...

Devamını Okuyun

TERS YÜZ

Çok güzel bir film. Ben çok beğendim. Dorukta yüzünde gülücüklerle ya da kahkaha atarak seyretti bu filmi ve hiç sıkılmadı. Normalde oturmaz benim oğlum ama bu film esnasında koltuktan kalkmadı. Sinemada değil, evde, çok sonradan seyrettik. Keşke daha önce seyretseymişiz dedim. Siz de seyrederseniz böyle düşünebilirsiniz. Böylesine tatlı bir filmi geç olsada seyrettiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Çocuğunuzla kaliteli zaman geçireceğinizden emin olabilirsiniz. Sadece çocuklar değil, tüm yetişkinler izlemeli bu filmi. Ben çok duygulandım, gözlerim dolu dolu seyrettim. Doruk da kendinden çok şey buldu eminim. Duygularla ilgili bir film olduğu için, sürekli duygularınıza yolculuk ediyorsunuz zaten. Bu filme 10 üzerinden 10 tam puan veriyorum ve mutlaka izleyin diyorum. 2. Filmi de çıkmış. Fragmanından gördüğüm kadarıyla o da çok güzele benziyor...

Çok güzel bir film. Ben çok...

Devamını Okuyun

KAYIP BALIK DORİ

Kayıp Balık Dori bence çok farklı ya da çok eğitici bir film değil. Doruk bu filmi seyrederken sıkıldı. Sinemasına iyi ki gitmemişiz. Görsel olarak güzel, büyüleyici sahneler var. Heyecanlı ama kısmen. Sürükleyici değil diyemem fakat benim oğlum hoşlanmadı. Kayıp balık Nemoyu daha çok beğenmişti. Bence Kayıp Balık Nemo, daha eğitici bir mesaj içeriyor. Nemo'ya 10 üzerinden 8.7 verirken, Dori'ye 7.2 vermek istiyorum. Aslında güzel bir film ama insan ister istemez Nemoyla mukayese ediyor. Nemo, eskise bile size onu daha çok tavsiye ederim. Çocuğunuz özellikle Dori'yi seçiyorsa ondan da hoşlanabilir. Kötü film kesinlikle değil. Doruk güzel olmasına rağmen sonunu zor getirdi. Sürekli ayaktaydı ama her çocuk farklı olduğu için zevkleri, tepkileri de farklılık gösterecektir. O hangisini seçtiyse onu seyredin derim ve...

Kayıp Balık Dori bence çok ...

Devamını Okuyun

İYİ BİR DİNOZOR

Bence çok şeker bir film olan Arlo'yu sinemada izlerken Doruk biraz sıkılmıştı ve filmin yarısında çıkmıştık. Sanırım ses ve aksiyondan korkmuştu. Daha sonra ev ortamında seyrederken çok keyif aldı. Her halde kendini evde daha güvende ve rahat hissettiğinden güzelce izledi. Sürekli filmdeki iyi dinozor Arlo’dan bahsetmeye başladı. Ben de bu karekteri sevdi diye ona Arlo'lu t-shirtler aldım. Hep onları giymek istedi ve üzerinden çıkartmadı da diyebilirim. Her çocuğun sevebileceği, duygusal bir animasyon filmi. Yalnız çok küçük çocuklar dinazorlardan ürkebileceği için pek hoşlanmayabilir. (3/4 yaş sonrası uygun) Babası vefat etmiş ya da babasıyla ayrı yaşayan çocuklar da izlemesin. Ben bu filme 10 üzerinden 7. 8 puan veriyorum. Sevgi, dostluk ve aile’nin önemini anlatan bu film dinozorları seven çocuklar için ideal. Size...

Bence çok şeker bir film ola...

Devamını Okuyun

EVCİL HAYVANLARIN GİZLİ YAŞAMI

Tek kelimeyle harika bir film. Oğlum Doruk Kartal ile sinemasına gitmiştik ondan sonra da 3-4 defa evde seyretti. Bayıldı bu film'e. Hayvanları çok sevdiği için mi, film komik olduğundan mı, yoksa sürükleyici ve heyecanlı olduğu için mi bilmiyorum ama kıpırdamadan, gözünü ayırmadan izledi. Ben de bu filmden çok keyif aldım doğrusu ve defalarca izlememe rağmen sıkılmadım. Dostluk, yardımlaşma ve mücadele etme konuları işlenen bu eğitici filmi siz de mutlaka seyretmelisiniz. Emin olun, sizde, çocuğunuzda çok beğeneceksiniz. Ben bu filme 10 üzerinden 8.7 puan veriyorum. İyi seyirler diliyorum. ...

Tek kelimeyle harika bir film....

Devamını Okuyun

İSTANBUL’DAKİ ÇOCUKLARIN GÖRMESİ GEREKEN EN İYİ “5” YER

Merhabalar sevgili anne babalar, değerli çocuklar, önümüzdeki ara yıl tatilini keyifli ve kaliteli geçirebilmeniz için size çok eğlenceli yerler tavsiye edeceğim. Gitmediyseniz gidin. Gittiyseniz de tekrar tekrar gidip, güzel vakit geçirebileceğiniz yerler buralar. İşte İstanbul da ki çocukların gitmesi gereken bence en iyi “5” yer:   1-KIDZANIA [gallery columns="4" link="file" ids="3581,3582,3583,3584"] Biz buraya oğlum Doruk Kartal’la 3-4 ay önce, okullar açılmadan gittik. Anadolu yakasında Acıbademdeki Akasya Alışveriş merkezinde bulunuyor. Girişinde sanki bir uçak yolculuğuna çıkıyormuş gibi güzel, farklı bir uygulama var. Güler yüzlü ve kaliteli hizmette cabası. Girişteki bankoda uçak biniş kartı(giriş bileti), harita ve içeride kullanılmak üzere, kidzania bankada bozdurulacak para çeki veriliyor. Giriş ücreti biraz yüksek ama o verdiğiniz paraya değer. Biz oğlumun bayramlık paralarıyla gitmiştik. İçeri girdikten sonra kidzania’ya özel bankada para...

Merhabalar sevgili anne babala...

Devamını Okuyun

ROTA VİRÜSÜ AŞISI YAPTIRMAK YA DA YAPTIRMAMAK İŞTE BÜTÜN MESELE BU

Bu yazımda sizlere “Rota virüsü” aşısının ülkemizdeki yerini, kullanım sıklığını ve perde arkasını anlatacağım.   Öncelikle biz bu aşıyı oğlumuza yaptırmadık maalesef. Neden maalesef diyorum çünkü oğlum Doruk Kartal çok sık ishal, kusma problemi yaşayan bir çocuk oldu. Şuan 4 buçuk yaşında. 42 aylık olduktan sonra kreşe(anaokuluna) gitmesinin de bunda etkisi oldu tabii. Takip edenler biliyor, geçtiğimiz günlerde Doruk yine ishal, kusma oldu ve dışkı tahlili sonucunda Rota virüsü pozitif çıktı. O an Rota aşısını yaptırmadığımıza o kadar pişman oldum ki sinirimden ağlayacaktım.   Peki neden yaptırmadık biz bu Rota virüsü aşısını? Çok sevdiğimiz, iyi hekim olduğunu bildiğimiz, güvendiğimiz bir çocuk doktoru var oğlumun. Doruğun bütün aşılarını yapan, bahsi geçen doktorumuz, Rota virüsü aşısının yan etkileri olduğunu, kendi 3 çocuğuna da yapmadığını söyledi. Bunu...

Bu yazımda sizlere “Rota vi...

Devamını Okuyun

Günübirlik yatışlar için çocuk hastane çantası

Öncelikle Allah herkese sağlık, şifa versin diyerek yazıma başlamak istiyorum. Hastalık herkes için zor ama çocuklar için çok daha zor. Biz oğlum rota virüsüne yakalandığı için 5 gündür hastaneye sürekli gidip geliyoruz. Bildiğiniz üzere çok hırpalayıcı bir hastalık.   Oğlumun kaka testi sonucunu aldığımda rota virüsü pozitif olarak gördüğümde yaşadığım üzüntü ve stresten migren ağrım başladı. Benimki sorun değil 1 günde geçen bir şey. Oğlumun hastalığı yaklaşık 1 hafta olmasına rağmen geçmedi.   Rota virüsü konusunu ayrıca yazacağım için ishal kusma konusunu burada bitirip, çocuk hastane çantasında neler olmalı o konuya gelmek istiyorum.   Çocuk hastane çantasının içinde ; 2şer adet atlet, 2-3 adet külot 2 adet üst, 2 adet alt kıyafet (eşofman tipi rahat kıyafetler olursa daha iyi olur) 2 takım pijama 2 çift...

Öncelikle Allah herkese sağl...

Devamını Okuyun

Koruma İçgüdüsüyle D Vitaminsiz Kalabilen Çocuklar

D vitamini bağışıklık sistemini güçlendiren ve güneş gibi doğal kaynağımızdan sağlanan mucizevi bir vitamindir ve toksik olmaz. Güneş banyosu yaparak ya da ağız yoluyla bu vitamini vücudumuza almak mümkün.   Ülkemizde de bebeklere doktorlar tarafından D3 takviyesi reçete ediliyor ve yaklaşık 2 yaşına kadar d3 sıvı formunu kullanıyoruz. Güneş dışında oral yoldan alınan D vitaminleri hakkında bir çok spekülasyon var. Parapen içerdiği için zararlı, mide kapakçığını açma özelliğine sahip v.s. Biz annelerde bir şeyin herhangi bir yan etki ya da zararını duysak o üründen uzaklaşıyoruz. Doğal yollardan alsın diyoruz. Uzun süre küçük çocukları güneşe maruz bırakmanın da yanlış olduğunu biliyoruz. Uzmanlar koruyucusuz 20dk diyor. Biz koruyucu anneler, çocuklarımız güneş koruma faktörlü krem sürmeden güneşe çıkarsa sanki 1. derece yanık olacakmış gibi davranıyoruz...

D vitamini bağışıklık sis...

Devamını Okuyun

Çocuğunuzun yarasını bağlamadan size bağlanmasını beklemeyin

Keşke kimse kimseyi kırmasa, üzmese, yaralamasa ama maalesef öyle olmuyor. Kırılıyoruz, kırıyoruz da, üzülüyoruz, üzüyoruz da, yaralanıyoruz yaralıyoruz da. Bilmemiz gereken bir şey var, açılan yaralar kolay kapanmıyor hele de kapatılmadan yeni yaralar açılıyorsa en kötüsü. Sadece çocuklarda değil tüm yetişkin bireyler için geçerli bu durum, yara açtıysak bir kimsede bilelim ve düzeltelim. Yoksa o kişi için siz artık yoksunuz. Yanınızda olsa bile güvenli bağlanma yoksa birliktelik yoktur.   Sizi devamlı üzen, yara açan bir kişiye güvenir misiniz? Hayır dediğinizi duyar gibiyim. Güven yoksa bağlanmada yoktur. Yakın bir zamanda bir alışveriş merkezinin yemek katında yaşadığım bir olayı anlatacağım sizlere. Küçük bir kız çocuğu ağzı var dili yok ama Annesinin sesi çok. Kulak misafiri olmak istemesem de hemen arkamızda olduklarından ister istemez duyuyordum....

Keşke kimse kimseyi kırmasa,...

Devamını Okuyun

İtinalı annelerin itirazcı çocukları…

Ne yazık ki bende bu annelerden biriyim. Aslında itinalı olmak güzel şeydir ama çocuklar bundan pek hoşlanmıyor. Şöyle ki; Oğlumla ilgili bir şeye titizlendiğimde bazen ben bile kendime kızıyorum. Çünkü bazı davranışlarımız ısrar gibi algılanıyor. Oysaki bizim amacımız o an yapılması gerekeni yapmak. Çocuklarımızda o anda bunu istemiyor olabiliyor ve sıkılarak itiraz edebiliyorlar. Küçük bir örnek vereyim; Oğlum hasta olduğunda burnunu sıklıkla temizleme gereği duyuyorum. Bu oldukça normal, hatta yaşanılan durum doğrultusunda yapılması gerekli olan, bilinçli bir yaklaşım. Gel gör ki oğlum açısından çok sinir bozucu bir durum. Ben peşinden mendille koşunca daha çok bunalıyor bu yüzden bende oyun arasında, keyifli bir anında, hoşuna gidecek bir iletişim kurarak siliyorum.   Bir başka konuda yapma dediğimiz ne varsa inadına yapıyorlar değil mi? Peki...

Ne yazık ki bende bu annelerd...

Devamını Okuyun

Annelikte tutarlı olmak şart ama ne yazık ki zor…

Ben de yavrum doğmadan önce çocuğumu büyütürken tutarlı olacağıma dair birçok davranış kalıbı belirlemiştim fakat iş uygulamaya gelince her şey farklı oldu. Annelik zor zanaat. Nurettin Yıldız’ın söylediği gibi "Evlat dediğin, Peygamber ağlatmış imtihandır. Kimse basit görmesin, hafif geçirmeyi beklemesin”.   En ince ayrıntıyı düşünüyor insan anne olunca. Psikologlar ciddi bir duruşta olun, net olun deseler de çocuklarımızın bir gülüşü yetiyor bizi yumuşatmaya. Doğru mu yapıyorum yumuşak mizaçlı olmakla? tabii ki hayır! Keşke çocuğuma çok olmamak şartıyla hayır diyebilsem. Ben genelde yapmasını istemediğim bir durumu neden yapmaması gerektiğini söyledikten sonra hala ısrar ediyorsa değişik konular açıp, ilgisini farklı bir yöne çekerek yapmamasını sağlıyorum. Çoğu zaman işe yarasada yaramadığı da oluyor.   Her çocuk aynı kalıplarla büyütülmüyor. Benim oğlum duygusal bir çocuk. Böyle birini yetiştirirken...

Ben de yavrum doğmadan önce ...

Devamını Okuyun