Üst
Suriyeli mülteciler bize bir sınav… – Duyarlı Anne
fade
167
post-template-default,single,single-post,postid-167,single-format-standard,eltd-core-1.1,flow-ver-1.3.5,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-grid-1300,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-vertical,eltd-sticky-header-on-scroll-up,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.0,vc_responsive

Suriyeli mülteciler bize bir sınav…

Yardıma muhtaç birine yardım eli uzatmak kişiye bir şey kaybettirmez aksine hem bu dünyada, hem de ölümden sonraki hayatta bize birçok artılar kazandırır. Hani şöyle bir söz var ya “Gül veren elde gül kokusu kalır” işte tam da bu misal iyilik dolarsınız. Bir gün sizin de yardıma ihtiyacınız olduğunda iyilik bulur, yardım eli uzatılan olursunuz.

 

Ülkesini savaş nedeniyle terk etmek zorunda kalan, bin bir zorluk ile bizim ülkemize gelerek, bir umut ışığı olarak görüp bize sığınan bu yuvasını, yurdunu terk etmek zorunda kalmış insanları yarı yolda bırakmak hiçbir insana, daha doğrusu insan gibi insana yakışmaz bence. Diğer bir bireyin acısını hissettiğiniz kadar insansınızdır. Ben böyle düşünüyorum. Bana şu gibi cümleler kuran olabilir “Onlar yurdumuza girdiğinden beri şehitler artı bizimde acımız büyük bize de onlar acı yaşatıyor” lütfen demeyin. Tabii ki acımız büyük, benimde oğlum var ne kadar üzüldüğümün tarifi yok ve en az bende sizin kadar vatanımı, milletimi seviyorum. Yalnızca ben, zaten savaştan kaçtıkları için bizim ülkemizde savaş çıkartacak kadar güçlü, kötü hırslı olduklarını düşünmüyorum. Pozitif düşünüyorum çünkü inanın arkadaşlar, onların sadece yardıma ihtiyaçları var.

 

Haberlerde, sosyal medyada görüyoruz çok üzücü gerçekler var. Bir babanın küçük masum oğluna kuru ekmek yedirirken ki görüntüsü. Baba ağlıyor ama aslında orada insanlık ağlıyor. Anne sırtında elinde, kucağında çocuklarıyla ayakları çıplak sığınacak yer arıyor. Keşke bu durumda olan yurdum insanlarına da yardım etsek sadece Suriyeliler değil. Onları da görmezden gelmeyelim diyorum sadece. Denizin kıyısına vurmuş çocuğu hiç söyleyemiyorum bile. Buna üzülememek duyarsızlıktan öte vicdansızlıktır. Neden ülkelerini terk etmek zorunda kalan bu insanlara yardım edilmiyor? Yarın öbür gün biz aynı duruma düşersek bize yardım edilsin istemez miyiz?

 

Yaralarını tamamen kapatamayız elbet ama en azında içlerindeki yangını biraz olsun hafifletebiliriz yardım kuruluşlarına destek olarak. Maddi destek olamıyorsak manevi destek olabiliriz onlar için yardım gönüllüsü olarak. Onlar için ne yapabiliriz diye düşünebiliriz mesela. Ben bu ülkemize akın etmiş bizden bir şeyler bekleyen bu insanlara istihdam sağlanması taraftarıyım. Çoğunuzun “Türk vatandaşlarına çok istihdam sağlanıyor sanki” dediğinizi duyar gibiyim. Bizim yurdumuzun insanına da istihdam sağlanması konusunda hem fikirim. O konuda haklısınız. Keşke tüm vatandaşlarımıza iş imkanı sağlansa ama bu yardım eli bekleyen, savaş mağduru gurbetçilerle rekabete girecek kadar da vurdum duymaz değilsinizdir umarım. Eğer öyleyseniz lütfen bu düşüncelerinizi faydacı bir düşünceyle değiştirin ve onlara hep birlikte yardımcı olalım. Umudunuzu kaybetmezseniz, bir başkası için umut ışığı olabilirsiniz. O da sizin için duacı olur ve sizin de yolunuz açık olur.

 

Bilgiyle, ilgiyle kalın.

 

Duyarlı Anne

Anne olduktan sonra annelik, çocuk bakımı, çocuk gelişimi, çocuk psikolojisi konularında kendini geliştirmeye çalışan bir anne, eş, dost, kardeş, abla.

Yorum Yok

Siz de bir yorum yapın